- Defter, ortaokul Türkçe dersinde geçen söz sanatlarını dokuz başlık ve 18 sayfada toplar: benzetme, kişileştirme ve konuşturma, abartma, tezat, mecaz ve ad aktarması, tekrir ve tenasüp, kinaye, tecahül-i arif, hüsn-i talil, telmih, istifham.
- Beş çalışma modu var: Konular, Kartlar, Kırmızı Kalem, Test ve A4 Çalışma Kâğıdı. Okuduğun sayfayı "Öğrendim" diye işaretledikçe halka dolar.
- Örnek dizelerin tamamı ya bu defter için yazıldı ya da anonim halk şiiri ve Yunus Emre gibi telifsiz kaynaklardan alındı; her örnekte hangi sözcüğün sanatı kurduğu işaretlidir.
- Son konu "Söz Sanatını Ayırt Etme" adımlarını verir: özneye bak, edata bak, ölçüye bak, zıtlığa ve nedene bak, göndermeye ve soruya bak.
Söz Sanatları Defteri, şiir ve metinlerdeki anlatım sanatlarını okul defteri görünümünde tek sayfada toplayan bir çalışma aracıdır. Konu sırası ve terimler Millî Eğitim Bakanlığı Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki 5, 6, 7 ve 8. sınıf kazanımlarına göre düzenlendi; ortaokulda adı geçmeyen istiare gibi sanatlar yalnız "Dikkat!" kutusunda, lise için bir ön bilgi olarak anılır. Her sanat kısa bir tanım, iki üç örnek dize ve karıştırıldığı sanatla karşılaştırma içerir. Önce konuyu okur, kartlarla tekrar eder, kırmızı kalemle cümlede yanlış adlandırılmış sanatı bulur ve testle kendini sınarsın.

Defter nasıl kullanılır?
- Adım 1
Konular
Dokuz konu kutusundan birine dokun; o konunun sayfaları açılır. Her sayfada üç ile beş kural vardır; sağ üstteki "Öğrendim" düğmesi ilerleme halkasını doldurur.
- Adım 2
Kartlar
Kartın önünde sanatın adı ya da ögesi, arkasında tanımı ve örnek dizeler vardır. Karta dokununca ya da boşluk tuşuna basınca çevrilir; ok tuşlarıyla ilerlersin.
- Adım 3
Kırmızı Kalem
On cümlenin her birinde yanlış adlandırılmış bir sanat ya da yanlış bir terim saklıdır: "Ağaçlar el salladı dizesinde benzetme vardır" cümlesinde yanlış sözcük benzetmedir. İlk dokunuşta bulursan puan alırsın.
- Adım 4
Test
On soruluk test; dize ya da cümle verilir, sanat sorulur. Benzetmenin ögeleri ve ad aktarmasının ilgi türleri de sorulur. Sonunda yanlışların gerekçesiyle listelenir.
- Adım 5
A4 Çalışma Kâğıdı
28 soruluk kâğıt ve ayrı sayfada cevap anahtarı. "Yeni sorular" her seferinde farklı bir kâğıt üretir; "Yazdır / PDF" düğmesi yazdırma penceresini açar.
Konular sekmesindeki arama kutusu bütün sayfalarda arar. "gibi" yazdığında benzetme edatıyla ilgili kurallar, "rüzgâr" yazdığında rüzgârın geçtiği bütün örnek dizeler gelir. Arama kuralın adında, açıklamasında ve örneklerinde çalışır; ödevdeki dizeyi bulamazsan dizedeki anahtar sözcüğü yazman yeterlidir.
Defterde hangi konular var?
| Konu | Sayfa | Neyi öğretir | Örnek |
|---|---|---|---|
| Benzetme (Teşbih) | 3 | Dört öge, benzetme türleri, tanıma ipuçları | Aslan gibi güçlü çocuk |
| Kişileştirme ve Konuşturma | 2 | İnsan özelliği verme, konuşturma, fabl | Ağaçlar el salladı. |
| Abartma (Mübalağa) | 1 | Büyütme ve küçültme yönünde abartma | Seni bin yıl bekledim. |
| Karşıtlık (Tezat) | 1 | Karşıt kavramlar, olumsuzlukla farkı | Ağlarken güldüm. |
| Mecaz ve Ad Aktarması | 2 | Mecaz anlam; parça-bütün, iç-dış, sanatçı-eser ilgisi | Stat ayağa kalktı. |
| Tekrir ve Tenasüp | 2 | Anlamı güçlendiren tekrar, anlamca ilgili sözcükler | Gül, bülbül, diken |
| Kinaye, Tecahül-i Arif, Hüsn-i Talil | 2 | İki anlamlı söz, bilmezden gelme, güzel neden | Güller sen geldin diye açtı. |
| Telmih ve İstifham | 2 | Bilinen olaya gönderme, cevap beklemeyen soru | Nuh'un gemisi gibi dolu otobüs |
| Söz Sanatını Ayırt Etme | 3 | Karıştırılan sanatları ayırma adımları | Rüzgâr bir çocuk gibi ağlıyordu. |
Benzetme ve ögeleri
Benzetme, aralarında ortak bir özellik bulunan iki varlıktan zayıf olanı güçlü olana benzetmektir. "Aslan gibi güçlü çocuk" örneğinde dört öge de vardır: benzeyen (çocuk), kendisine benzetilen (aslan), benzetme yönü (güçlü) ve benzetme edatı (gibi). Dört ögenin bulunduğu benzetmeye tam benzetme denir. Yön söylenmezse kısaltılmış benzetme (Kar gibi dişleri var), edat söylenmezse pekiştirilmiş benzetme (Dişleri kar beyazı), yalnız benzeyen ve benzetilen kalırsa güzel benzetme yani teşbih-i beliğ (Aslan çocuk, altın saçlı kız) olur.
Benzetmeyi tanımanın en kolay yolu edatı aramaktır: gibi, kadar, sanki, misali, tıpkı, âdeta ve andırmak sözcükleri çoğu zaman benzetmeyi ele verir. İkinci ipucu iki ayrı varlık aramaktır; "Çocuk çok güçlü" cümlesinde tek varlık vardır, benzetme yoktur. "Daha, en, -den" ile yapılan derece karşılaştırması da benzetme değildir: "Çantam seninkinden hafif" karşılaştırmadır, "Kuş gibi hafif çanta" benzetmedir.
Kişileştirme, konuşturma ve abartma
Kişileştirme (teşhis), insan dışı varlıklara insana özgü davranış ve duygu vermektir: Ağaçlar el salladı, güneş gülümsedi, deniz küstü. Kişileştirmede çoğu zaman insan fiili (ağlamak, fısıldamak, küsmek) insan dışı bir özneyle kullanılır. Hayvanın doğal davranışı kişileştirme sayılmaz; "Kedi miyavladı" gerçek, "Kedi dertleşti" kişileştirmedir. Özne zaten insansa sanat yoktur: "Çocuklar el salladı" cümlesinde kişileştirme aranmaz.
Konuşturma (intak), insan dışı varlığı kendi ağzından konuşturmaktır: Çınar fısıldadı: "Üşüdüm bu kış." Konuşmak insan özelliği olduğu için her konuşturmada kişileştirme de vardır; ama her kişileştirmede konuşturma yoktur. Fabllar ve masallar konuşturma sanatına dayanır. Abartma (mübalağa) ise bir özelliği ya da olayı akla sığmayacak kadar büyütmek veya küçültmektir: Seni bin yıl bekledim; Karınca kadar yer kaplar. Abartma ile benzetme aynı dizede bulunabilir: "Dağ gibi ödev yığıldı" hem benzetme hem abartmadır.
Tezat, mecaz ve ad aktarması
Karşıtlık (tezat), anlamca birbirine zıt iki kavramı, duyguyu ya da durumu bir arada kullanmaktır: Ağlarken güldüm; Kalabalıkta bile yalnızdı; Yüzü soğuk, kalbi sıcak. Tezat için zıt anlamlı sözcük şart değildir, karşıt durum yeter; ama aynı fiilin olumlu ve olumsuzu tezat kurmaz. "Geldi ama kalmadı" cümlesinde yalnız olumsuzluk vardır.
Mecaz, sözcüğü gerçek anlamı dışında, benzerlik ilgisiyle başka anlamda kullanmaktır: sıcak bir karşılama, boş sözler, keskin zekâ. Ad aktarması (mecaz-ı mürsel) benzetme amacı olmadan bir sözü başka bir sözün yerine kullanmaktır ve yakınlık ilgisine dayanır. İlgi türleri şunlardır: parça-bütün (Direksiyon başında uyuma), iç-dış (Bir bardak içti), sanatçı-eser (Her gece Yunus okuyorum), sebep-sonuç (Bereket yağıyor), yer-insan (Stat ayağa kalktı). Mecazda benzerlik, ad aktarmasında yakınlık vardır; iki sanatı ayırırken bu soruyu sor.
| Sanat | İlgi | Gerçek anlam düşünülebilir mi? | Örnek |
|---|---|---|---|
| Mecaz | Benzerlik | Hayır | Sıcak bir bakış |
| Ad aktarması | Yakınlık (parça-bütün, iç-dış, yer-insan) | Hayır | Sınıf ayağa kalktı. |
| Kinaye | Hem gerçek hem mecaz | Evet | Elini taşın altına koy. |
Tekrir, tenasüp, kinaye ve diğer sanatlar
Tekrir, bir sözcüğü ya da söz öbeğini anlamı güçlendirmek için yinelemektir: Bekledim, bekledim, gelmedin. Kalıp bir ikileme (yavaş yavaş) tekrir sayılmaz. Tenasüp, aynı alana ait sözcükleri bir arada kullanmaktır: gül, bülbül, diken bahçe dünyasını; yelken, liman, dalga, martı deniz dünyasını kurar. Tenasüpte sözcükler birbirini tamamlar, tezatta karşı karşıya durur.
Kinaye, sözün hem gerçek hem mecaz anlama gelecek biçimde kurulması ve mecazın kastedilmesidir; "Ayağını sıcak tut, başını serin" ve "Hamama giren terler" gibi atasözlerinde yaygındır. Tecahül-i arif, şairin bildiği bir şeyi bilmiyormuş gibi söylemesidir: Güneş mi doğdu, yoksa sen mi güldün? Hüsn-i talil, bir olayı gerçek nedeni yerine güzel ve hayalî bir nedene bağlamaktır: Güller sen geldin diye açtı. Telmih, herkesçe bilinen bir olaya, kişiye ya da hikâyeye kısa bir göndermedir: Nuh'un gemisi gibi dolu bu otobüs; Ferhat gibi dağ deldim. İstifham, cevap beklemeden duyguyu güçlendirmek için soru sormaktır: Nerdesin ey bahar, nerdesin? Bilgi almak için sorulan "Saat kaç?" sorusu sanat değildir.
Sanatı bulma adımları
| Adım | Soru | Sanat |
|---|---|---|
| 1 | Özne insan dışı ve insan gibi mi davranıyor, konuşuyor mu? | Kişileştirme, konuşturma |
| 2 | gibi, kadar, sanki var mı? | Benzetme |
| 3 | Söylenen gerçekte olamayacak kadar büyük ya da küçük mü? | Abartma |
| 4 | Karşıt kavram var mı? Güzel ama gerçek dışı neden var mı? | Tezat, hüsn-i talil |
| 5 | Bilinen bir olay anılıyor mu? Cevapsız soru var mı? | Telmih, istifham |
Bir dizede birden çok sanat olabilir. "Rüzgâr bir çocuk gibi ağlıyordu" dizesinde "çocuk gibi" benzetme, "ağlıyordu" kişileştirme kurar. Sınavlarda "hangisi yoktur" biçiminde sorulan sorularda beş adımı sırayla dene; dizede bulunmayan sanat cevaptır.
Çalışma kâğıdı ve puanlama
| Bölüm | Soru | Puan | Ne ister |
|---|---|---|---|
| A | 12 | 12 × 3 = 36 | Dizeyi oku, iki seçenekten sanatı ya da ögeyi işaretle |
| B | 8 | 8 × 4 = 32 | Cümledeki yanlış terimin altını çiz, doğrusunu yaz |
| C | 8 | 8 × 4 = 32 | Kural cümlesi doğruysa D, yanlışsa Y |
Toplam 100 puandır. Kâğıt A4 dikey tasarlandı; üstte ad soyad, sınıf, numara, tarih ve puan alanları vardır. Cevap anahtarı ikinci sayfada gelir ve A bölümünde her sorunun gerekçesini de yazar. Yazdırma penceresinde "PDF olarak kaydet" seçeneğiyle kâğıdı dosya olarak saklayabilirsin.
Öğretmenler ve veliler için öneriler
Söz sanatları, tanımı ezberleyerek değil dize okuyarak öğrenilir. Dersin başında bir konu kutusunu akıllı tahtaya yansıtıp örnek dizelerdeki işaretli sözcükleri birlikte incelemek, sonra öğrencilerden aynı sanatla kendi dizelerini yazmalarını istemek verimli bir akıştır. Kırmızı Kalem modunu sınıfça oynarken öğrenciler yanlış terimi tahtada bulur. Evde çalışan öğrenci için en iyi sıra şudur: bir konu kutusunu bitir, aynı konuyu kart modunda seç, sonra test çöz.
Söz sanatları şiirle birlikte sorulur; ölçü, uyak, redif ve şiir türleri için Şiir Bilgisi Defteri ayrıdır. Mecaz anlam ve sözcüğün anlam türleri Sözcükte Anlam Defteri konusudur; deyimlerdeki kinaye ve mecaz için Deyimler ve Atasözleri Defteri yardımcı olur. Terimlerin yazımı için Türk Dil Kurumu Sözlükleri sayfası kullanılabilir.
Kaynaklar
- Millî Eğitim Bakanlığı, Türkçe Dersi Öğretim Programı
- Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük
- Türk Dil Kurumu, Yazım Kuralları
Sıkça sorulan sorular
Benzetme ile kişileştirmeyi nasıl ayırırım?
Edata bak: gibi, kadar, sanki ile iki varlık karşılaştırılıyorsa benzetmedir. İnsan dışı bir varlık insan gibi davranıyorsa (ağlamak, el sallamak, küsmek) kişileştirmedir. "Rüzgâr bir çocuk gibi ağlıyordu" dizesinde ikisi birden vardır.
Her konuşturmada kişileştirme var mıdır?
Evet. Konuşmak insan özelliğidir; konuşturulan varlık önce kişileştirilmiş olur. Tersi doğru değildir: "Rüzgâr ağladı" yalnız kişileştirmedir, "Rüzgâr 'Bırakın beni!' diye ağladı" hem kişileştirme hem konuşturmadır.
Mecaz ile ad aktarması arasındaki fark nedir?
Mecazda iki anlam arasında benzerlik vardır: sıcak bir bakış. Ad aktarmasında benzetme amacı yoktur, yakınlık ilgisi vardır: parça-bütün, iç-dış, yer-insan, sanatçı-eser. "Stat ayağa kalktı" cümlesinde stat sözüyle seyirciler kastedilir.
Olumsuz cümle tezat kurar mı?
Hayır. Aynı fiilin olumlu ve olumsuz biçimi (geldi, gelmedi) tezat değildir. Tezat için karşıt kavramlar gerekir: ağlamak ve gülmek, karanlık ve ışık, kalabalık ve yalnızlık.
Örnek dizeler hangi şairlerden alındı?
Dizelerin çoğu bu defter için yazıldı. Alıntılar yalnız anonim halk şiirinden ve Yunus Emre gibi telif süresi dolmuş şairlerden yapıldı; yaşayan ya da telif koruması süren şairlerin dizeleri kullanılmadı.
İstiare neden defterde yok?
Ortaokul programında benzetme, kişileştirme, konuşturma, abartma, tezat ve mecaz ağırlıklıdır; istiare lisede ayrıntılı işlenir. Defter istiareyi yalnız benzetme sayfasındaki "Dikkat!" kutusunda, yalnız kendisine benzetilenin söylendiği durum olarak tanıtır.
Testteki sorular her seferinde aynı mı?
Hayır. 44 soruluk havuzdan her testte 10 soru rastgele seçilir, seçeneklerin sırası da değişir. Kırmızı Kalem 34 cümleden 10'unu, çalışma kâğıdı ise test, hata avı ve doğru/yanlış havuzlarından 28 soruyu yeniden seçer.